Gelişim alanı

Montessori ve Waldorf atölyeleri

Aylık bültende atölyeler dönüşümlü ilerliyor: ayın birinci ve üçüncü haftasında Montessori, ikinci ve dördüncü haftasında Waldorf atölyesi yapılıyor. Beykoz Göztepe'deki anaokulumuzda iki yaklaşımı birbirinin alternatifi olarak değil, birbirini tamamlayan iki ayrı ritim olarak kullanıyoruz.

  • Montessori
  • Waldorf
  • Reggio Emilia

Montessori ve Waldorf atölyeleri hakkında

Bir okulun birden fazla yaklaşımı benimsemesi, hepsini aynı anda karıştırmak anlamına gelmiyor. Montessori ve Waldorf atölyelerini haftalara bölerek yürütmemizin sebebi bu. Her yaklaşımın kendi ritmi, kendi malzemesi ve kendi öğretmen tutumu var; ayrı haftalarda çalışıldığında ikisi de kendi karakterini koruyor.

Haftalar neden dönüşümlü ilerliyor?

Takvim aylık bültende önceden paylaşılıyor. Hangi hafta hangi atölyenin yapılacağını veli de çocuk da baştan biliyor; böylece çalışma sürpriz olmaktan çıkıyor, beklenen bir düzene dönüşüyor.

İki haftada bir dönmesi rastlantı değil. Bu yaşta bir çalışma biçiminin oturması için tekrar gerekiyor, ama aynı biçimin haftalarca sürmesi ilgiyi düşürüyor. İki hafta arayla dönen bir takvim hem tanıdıklık hem tazelik bırakıyor.

Atölye için ayrılan aralığı bölmemeye çalışıyoruz. Güne takvim etkinliğiyle başlıyoruz; atölye başladığında ise çocuğun tek bir işe yerleşmesi zaman aldığı için araya kısa geçişler koymuyoruz. Yarıda kesilen bir çalışma, çoğu zaman baştan başlamak anlamına geliyor.

İki yaklaşım birbirini nasıl tamamlıyor?

Montessori atölyesinde çocuk kendi işini kendi seçiyor. Materyaller raflarda erişilebilir duruyor, her materyalin tek bir amacı ve kendi içinde hata kontrolü var; yani çocuk yanlış yaptığında bunu yetişkin söylemeden fark edebiliyor. Öğretmenin işi burada göstermek ve sonra geri çekilmek. Çocuk aynı çalışmayı üst üste tekrarlamak istediğinde de araya girmiyoruz; tekrar, bu yaklaşımda öğrenmenin kendisi sayılıyor.

Waldorf atölyesi ise seçimden çok ritim üzerine kurulu. Şarkı, tekerleme, mevsim masası ve doğal malzeme çalışmanın merkezinde duruyor. Çocuk ne yapacağını tek başına seçmiyor; grubun ortak akışına katılıyor ve taklit ederek öğreniyor. Yün, ahşap, keçe ve kumaş burada plastik oyuncağın yerini alıyor.

Biri bireysel seçime, diğeri ortak ritme alan açıyor. Aynı çocuk ay içinde ikisini de deneyimlediğinde hem kendi başına çalışmayı hem de bir grupla birlikte hareket etmeyi tanıyor. Sınıfların en fazla on iki çocuktan oluşması, her iki atölyede de öğretmenin tek tek izleyebilmesini kolaylaştırıyor.

Reggio Emilia nerede duruyor?

Reggio Emilia’nın ayrı bir atölye haftası yok, çünkü bu yaklaşım tek bir zaman dilimine sığmıyor. Reggio, çocuğun merakından doğan bir soruyu projeye dönüştürmeyi ve süreci belgelemeyi öneriyor. Bu yüzden ayrı bir başlık olmak yerine sanat ve deney çalışmalarının içine dağılıyor.

Ayın merak sorusu bu projenin çıkış noktası oluyor. “Gökyüzü neden mavidir?” gibi bir soru bir hafta içinde tükenmiyor; ebru, mandala ve ahşap boyama çalışmalarıyla, GEMS kapsamında yürüttüğümüz yaşam döngüsü incelemeleriyle yan yana ilerliyor. Çocuğun çizimi, denemesi ve söyledikleri kayıt altına alınıyor; böylece ürün kadar süreç de görünür kalıyor. Velinin gördüğü tek şey eve giden bir resim olmuyor; o resmin nereden çıktığı da anlatılabiliyor.

Yaklaşımları ayrı ayrı ele aldığımız Montessori, Waldorf ve Reggio Emilia sayfalarında ayrıntıları bulabilir, atölyelerin gün içindeki yerini bir günümüz sayfasında görebilirsiniz.

Programın devamı

Bu alanla bağlantılı başlıklar

Eğitim programının tamamı →

Okulumuzu ziyaret edin

Sınıfları, mutfağı ve bahçeyi gezin; öğretmenlerle tanışın, aylık programı ve menüyü inceleyin. Ziyaret yaklaşık kırk dakika sürüyor.

Hafta içi 07:30 – 18:00 arasında ulaşabilirsiniz. Yazdığınız gün içinde dönüş yapıyoruz.